(O kadar çok denedim;Ve o kadar uzaklaştım;Ama en sonunda;hiçbir önemi kalmadı)
know that i can't get over you;'cause everything i see is you and i don't want no substitute;baby i swear it's deja vu
(seninle baş edemediğimi bil;çünkü gördüğüm herşey sensin ve yedeğini istemiyorum;bebeğim yemin ederim bu bir deja vu)
No one will love you the way I do;No one will love you;Love you like I do;It will never be the same
(hiç kimse seni benim sevdiğim şekilde sevmeyecek;hiç kimse seni sevmeyecek;benim sevdiğim gibi;asla aynı olmayacak)
I'm so over being blue;Cryin over you;And I'm so sick of love songs;So tired of tears;So done with wishing you were still here;Said I'm so sick of love songs so sad and slow
(Çok hayalciyim;Sana ağlarken;Ve aşk şarkılarına hastayım;Gözyaşlarına çok yorgunum;Senin hala burada benimle olmanı dilerken;Dedi ki aşk şarkılarına hastayım çok üzücü ve yavaşlar)
Strange infatuation seems to grace the evening tide;I'll take it by your side;Such imagination seems to help the feeling slide
(akşam vakti garip karasevda güzel görünür;bn onu senin yanından alacağımn;böyle hayal gücü hislerin kaymasına yardımcı olur)
I Take the plan, spin it sidewaysI Fall Without you, I'm Nothing
(benplan yaparım yol kenarlarına ağ örerimbnyenilirimsensiz ben bir hiçim)
I've never written a love songThat didn't end in tearsMaybe you'll rewrite my love songIf you can replace my fearsI need your patience and guidance
(Gözyaşları içinde bitmeyen bir aşk şarkısı yazmadımBelki benim aşk şarkımı tekrar yazabilirsinEğer korkularımı silebilirsenSenin hoşgörüne ve rehberliğine ihtiyacım var)
